BEN BİLE BODRUM’ daysam…

Bu sene gitmem dediğim yerlerdeyim hep. 14 yıl kalabalık dediğim Bozcadaya, ben Bodrum’ u sevmiyorum dediğim Bodrum’ â gittim. Bodrum da başka bir Bodrum varmış. Popülerlik peşinde degilsen, cistakcistaksiz denize doyabilecegin yerler varmış. Kapılar kapıların ardından denize, güneşe, kendine ulaşırmış. Geçen sene denize giremedim derken, bu sene denizden çıkmamak varmış. Dedemin dutları dediğim gibi, dedesinin…

Fareli Evin Masalcısı

Hem varmış, hiç yokmuş eviymiş burası. Zamanlardan birinde babaevi bacası tütsün diye çırpınan bir kadın varmış. Bu ev eskiden köy şimdilerde mahalleymiş. İtalyan kasabaları gibi birbirine bitişik evlerde hep akrabalar otururmus. Evlerin arkası da fındık bahçesiymiş… Artvin’den göçen Galip dede 50 lerde her yere fındık dikmiş. Hiç ölmiycekmiş gibi diktiği ağaçlardan ömrü vefa etmediği için…

Hayırmı , şermi bilinmez..

Yolda olunca ben daha iyiyim, kafam daha çok çalışıyor. Etrafta olan biteni algılamak dâha kolay oluyor. Evet ben sokak insaniyim. Zaman zaman gücüm yetmesede dışarda olmak iyi… Evet dün süprizler süprizler devam etti. Bu gün sakin, deniz, güneş, dinlenme. iki gün sürse de yolculuk. Sonu iyi oldu. Marti Motel ve Yeliz hanım denize girmek istiyoruz…

YOLda olmak güzel…

YOL hepsinden güzel. Hayat garip. Üç aydır gittiğim her yere mayomla gittim. Tek derdim var bu sene çok ama çok denize. girmek. Geçen sene üç gün girdiğim için. Malesef bu gün saat 14.00 itibari ile henüz denize giremedim. Bahtsız bedevi modundayim. Saroz ya hu Saroz, denizin en pırıl olduğu yerde erezyon nedeniyle denizin içi çamur…

Vedalar buluşturur bazen…

Hayat bazen yollarda buluşturur… Emegimiz, ilgimiz, sevgimiz geçer birbirine. Sonra başka bir yolda buluruz kendimizi. Ve o yolda da öteki yoldan gelip el veririz birbirimize. Sonra mi, sonra Facebook dan gözler gõzetiriz. Unutmamışızdır, ama. Eşşeklik edip hasta olduğu duyduğun halde kalkıp gitmemişindir. Ve sonra bı anda õldüğünü duyarsin FB dan. Pişmanlık için geçtir artık. Son…

Kaç yazı birikti…

Çok yazı birikti… Hepsi taslaklarda kayıtlı… Hepsi yarım. Acıtan yere kadar yazıp bıraktığım. Acıdan korkup kaçtığım. Bahar sarhoşluğu mu, depresyon mu, sık tekrarlayan ataklar mi? Dönüp duran baş mı… Oysa bahar, her yan çiçek böcek. Balkonum şenlendi, cıvıl cıvıl her yer. Oysa ben tepeden tırnağa hüzün. Gücüm yoktu, oysa ne çok istiyordum köye gitmeyi… Biliyordum…

Biriktikçe birikiyor herşey…

Evet bizim zorunlu molalarımız oluyor böyle. Atak üstüne atak ekleniyor. İyiyim deyip ayağa kalkıyor iki gün sonra yıkılıyorsun olduğun yere. Ve hep mevsim geçişlerinde oluyor. Uyumlanamıyoruz bir türlü… Zaten hayata da uyumlanamıyoruz. Üç bir dünyanın insanlarıyız çünkü. Üzülmek, yorulmak, sıkılmak bizi hasta ediyor. Hele de bu çılgın, saçma sapan, kötülerin prim yaptığı dünya da biz…

Yesilmiymişik, yorgunmuymuşuk ?

Yorgundum çok. İşten güçten koşturmacadan değilmiş yorgunluk. Doğadan uzak olmaktan ve çekirdeğin çekirdeği aile olmaktanmış yorgunluğun. Babaneler, ananeler, birlikte kurulan sofralar ve kahvaltılarmış özlediğim. 5 4 yaşında da olsan anneymiş özlenilen, birlikte, imece usulü kurulan sofralarmış. Arkadaşınla yatıp sırt üstü sadece gökyüzüne bakmakmış. Kuşları tanımaya çalışmak, ötüşlerinden hangi kuş olduklarını çözmekmis. Yemek yaparken annece ipuçlarına…

Akışa izin ver

Hayatın ritmini, rengini, kokusunu, dokusunu yakala… Evet her şey çok garip bir hızda ilerliyor. Dün dedim ki pause tuşu olsada bi durdursam her şeyi ve hızla olup bitenleri biraz sindirmeye calışsam. Dün saat beşte Güre de açılacak olan Derler ki sergimize katılmak için bilet alıyorken mesaj geldi. Yarın vergi denetmenleri isyerinizi ziyarete gelicekler. Beş dakika…

Günler çuvala sığmıyor,

Keşke daha gençken olsaydı tüm bunlar diyesim var da diyemiyorum. Vakit bu vakitmiş. Bunca yıl tüm bunlar için birikmis, biriktirmişim de… Bi yandan bedenimi çok hor kullanmışım. Yani yoruluyorum. Şikayet değil, gücüm fazla olsa da daha koştursam. Buna da şükür. Bu günden geriye doğru gidiyim. Geçen sene bu zamanlar Begüm Doğan Faralyalı Ortak Değerler Hareketi…

Nadir Hastalıklar Günü

Bir farkındalık hikayesi bu aslında. Çevremizde sessiz sedasızca hastalıklarıyla birlikte yaşamayı, hayata tutunmayı başaranların hikayesi. Çok bilinen hastalıkların yanında, henüz şifreleri yeni yeni çözülen hastalıklar var şu hayatta. FMF de bunlardan biri. Bakmayın nadir hastalık dendiğine. Sanılandan daha çok hasta var Türkiye’ de, üstelik pek çoğunun da hasta olduğundan haberi dahi yok. İlk etkinliğimizi başarıyla…

Başarmanın haklı gururu

32 günlük çalışmanın, birlik olmanın, birlikte başarmanın gururunu yaşamak çok güzel. Sen yeter ki yola çık, yol açıkmış gerçekten. Hep hastalıktan bahseder oldum bu aralar. Biliyorum hastalık tadsız bir konu, bunca dert sıkıntı varken baymış olabilirim sizi ancak sesimizi duyurmak gerek. FMF & Romatizmal Hastalıklar Dayanışma Derneği sayesinde hayatımda pek çok ilk yaşayıyorum. Hani durmuştum…