Örümceksiz kapılar zamanı…

Gazoz saati yine yollarda. Köyüme, baba evine dönüş zamanı. Kırmızı lastik papuçlarım beni özlemiş. Evimizin kapısı örümcek tutmuş. Yuh dedim Arzu yuh. Her seferinde giderken gelicem en kısa zamanda deyip, kilit örümcek ağı tutana kadar gitmediğin için sana yuh… Kapalı kapılar ardında, sessiz sedasız duran ev nasıl bu kadar kirlenebiliyor bi anlasam. Suyu kesmişler, yan…

Portakal çiçeği kokusu

Nisan’ da Adana soğuğu diye bir şey varmış, en başta onu öğrendim. Son iki senedir, minimum bagaj ile gezmeye çalışıyorum. Giderken oluyor da dönerken sığamıyorum bir türlü. Neyse gelelim Adana’ ya. Portakal çiçekleri açtığında her yer bu kokuyla dolar diye anlatırdı yıllar önce üniversite arkadaşım Ayşe. Hep merak eder dururdum. Altı yıl önce kafaya koymuştum…

Masal Bayramı

Hayatıma masal gireli değil, Judith gireli beş yıldan fazla oluyor. Masal hep vardı, iyi ki vardı.  Olmasaydı bu gün ben bu kadar mutlu, meşgul ve keyifli olmazdım. Aynı Alis gibi Masal deliğinden düştüğünden beri her şey gerçekten daha renkli, daha bereketli ve keyifli. Beyaz tavşan gibi zaman mı beni kovalıyor, ben mi zamanın peşindeyim bilemiyorum….

Kuzguncuk ve yazı

Lise arkadaşım, üniversite arkadaşım, kurs ve yazı arkadaşım derken küçük bir grupla beş aydır, değişik mekanlarda yazı çalışıyoruz biz. Yiyor, içiyor, geziyor ve yazıyoruz. Kar demeden kış demeden Bursa’ dan Çekmeköyden, uzak yakın demeden buluşuyoruz. Mayıs’ ta Bursa’ ya gideceğiz mesela. Yazdıkça yüreğimizin sesini birlikte duyuyor, birbirimizi daha iyi tanıyor, yılların ardındaki dostluğu perçinleyip başka…

Ya da biz masal olduk…

Dün günlerden yine masaldı. Masal Nine sonunda mekanını buldu. Hobiit House Balat, yıllardır benimde düşüm olan, ütopyalara inanan iki gencin hayata geçirdiği Yeryüzü Çocukları İyilik Evi.   Mülksüz iki genç Sinem ve Murat öyle bir inanılmazı başarmışlar ki… Gitmelisiniz ve görmelisiniz, sakıneli boş gitmeyin ve mutlaka kuzinenin başında kahvaltı edin. Minicik bir yer, her taraf…

Bu gün günlerden masal

Geçen Perşembe Kalev( Kadıköy Anadolu Lisesi)vakfının ilkokulunda masal anlatmıştım. Ve öncesinde öğrencilerden içlerine bir mektup koyarak DervişBaba’ daki çocuklara hediye edilmek üzere kitap getirmelerini istemiştim. Umduğumdan çok kitap ve mektup geldi. Çocuklara hiç tanımadığınız arkadaşlara hediye vermek nasıl bir duygu diye sorduğumda; heyacanlı, maceralı ve çok keyifli olduğunu söylediler. Öyle güzel mektuplar yazmışlardı ki. Okurken…

Çok ihmal ettim, biliyorum…

Kendi defterimi kendim yaptım. Bir defter manyağı olarak artık sadece kendi ürettiğim defteri kullanacağım. Ha sipariş verirsiniz, fiyatta anlaşırız size özel defterler de üretirim, belli mi olur. Baya bi beklersiniz, zira bu günlerde zamanı yakalıyamıyorum. Başlanmış işler toparlanırsa, neden Olmasın??? Yetemiyorum zamana, biraz kış uykusu modu, biraz masal işleri, biraz gezme derken, gerçekten hafta nasıl…

Aynalar, biz ve aynalardan yansıyan suretlerimiz de ki huzur.

Her zaman huzur demek zaten Eyüp. Hele de sevdiğin, sakin insanlarla gidince, hele de epeydir görüşmeyip özleyince, hele de sımsıcak sonbahar güneşinde… Epeydir gitmemiştim, oysa gemiler kalkıyor hemen evin önünden. Bir zuhurat yolumu Kadıköy’ den Eyüp’ e çevirdi. İyi ki… Ölümle birlikte hayat demek Eyüp. Binlerce mezarın içinden akıp giden yaşam demek Eyüp. Bugün sonsuzluğa…

Mahallem

Bugün günlerden az biraz hastalık, mevsim geçişlerinden hırpalanma, evden dışarı adım atmama günüydü. Ancak yine duramadık bi nefes almalık dışarı çıktık. çok uzaklaşmadık hepi topu bir kilometrelik bir alanda küçük bir yürüyüş yaptık. Diyorum ya her gün şaşırtıyor beni buralar. Her yerden bir sürpriz çıkıyor karşımıza. İlk sürpriz yıkılmak üzere olan bu küçük bina. Onu…

Eller gider uzaya, biz hep yaya…

Aklımı kaçırmak üzereyim sanırım. Şu silahlanma olayı beni çok korkutuyor. 15 Temmuz’ da yaşanan vandalizmin silahlı hazırlığına inanamıyorum. Bu kadar cahilin eline bi de silah vermek ne demek ya hu… Bu ülkede kendimi azınlık hissediyorum. Ermenilere sahip çıkan Türk komşular gibi bize de kapısını açacak, koruyacak olan komşulara da sahip değiliz üstelik. Suriyelilerin hikayesinde ki…

Artık Alkollüyüz…

Valla seveniyim mi bilemedim, hiç yazacağım yokken bi gaz geldi. Yaşasın artık alkollüyüz. Millet giderken aya, bizim Tubitak ve ülke niye yaya anladık MI ??? Tübitak Marmara Araştırma Merkezinde yapılan incelemeler sonucundaki analizlerle bütün gazozlarda litre başına 1,56 ila 0,20 gr. arasında değişen oranlarla alkol tespiti ortaya çıktı. Galiba Didem Madak’ ın dediği gibi oldu….

SALILAR SALLANMIYOR ARTIK.

Eskiden Salı sallanır derler, Salı günü bir işe başlamazmış büyükler. Her şey gibi bu da değişti. Biz yıllardır Salı günleri dikiş dikiyor, Judith’ le iki yıldır Salı akşamları türlü türlü işler yapıyoruz. Üstelik Salı günleri benim için kız kardeşler günü gibi. Annemin doğurmadığı ancak benim birlikte olmayı seçtiğim kız kardeşlerimle üretme, paylaşma, imece günüm. Dikişte…