Yol, yolculuk halî…

Hatırlatıp duruyor gazoz saatini takip edenler sizden haber almıyorlar diye.

Ben benden bi haberdim epey vakit. Tatsızlığımdan kendim bezmiştum. Allah’tan bu da geçer ya hu diye bi şey vardı ve geçti.

Geçen seferki Alisler Yurdu epey derune çekmişti beni.

Karanlıklar, dipler, negatifler cehennemindeydim.

Alisler Yurdunda Oruç Hoca’ nin otağında merkezime geldim…

Şükür…

Bir adamı yıllarca tanıyıp, takip edip, öte aleme gitse bile şifasıyla şifalanmak…

Eyvallah…

Aracı olanlara, ayna olanlara, seyreylediğimiz alemlere, odun olanlara, ateş olanlara, yananlara, yakılanlara, birlikte yek ve teklere hepsine şükür.

Ah şimdi buraya MFÕ den “Yandım yandım, ki ne yandım ” şarkısı şahane olurdu.

Alisler Yurdu, otağ, masallar, çemberler derken yol her zamanki gibi Misi’ ye düştü.

İyi ki Düş Bahçesi ve Seher ve Sebahattin ve Erdem ve tüm düş bahçesi sakinleri var.

Sükutû bozup, kalpten gelen sese söz olmayı, duymayı duyurmayı başlattı yeniden.

Çünkü Misi sokaklarında çalmadık kapı kalmamıştı…

Çaldığın kapıların değil, ummadığın kapıların açılacağını anlatmıştı hayat…

Eyvallah…

Sokaklar birlikte gezilince daha mı güzel???

Şu bir gerçek ki, yemekler kalabalıkla yenince, imece usulü sofralar kurulunca daha güzel…

BİRlikte olunca her şey daha güzel…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s