Bir Ayvalık masalı…

Bir varmış bir yokmuş, masal bu ya tersten başlamak istemiş canı. Gökten iki nar düşmüş

dsc_2652
Badavut ‘ a müptela olmamak mümkün değildi…

amcamın bahçesine. Bu kuzenler çocukluktan beri birbirinin dilini iyi anlar diye, birlikte bereketi, sevgiyi, acıyı bölüşsün diye. Bizleri hayırla ansın, kışa sağlıkla girsin diye ölmek için seçtiği eve bizi çağırdı ve duyduk ve geldik ve özlemle hepsinin yerine Eylül güneşinin ve denizinin hakkını verdik. Teşekkürler hayat… Narları koparmayı unutsak da biz hediyemizi fazlasıyla aldık…

Her güzel şey gibi Ayvalık tatili bitti. İstanbul da sonbahar a geri dönüyoruz. Kasım ‘ da gene çağırır beni umarım Ayvalık.

Gerçi çok değişmiş, çok beton olmuş oralarda. Hele bayramda beach kalabalığı ve gürültüsünden kaçmak  için sürekli Badavut ‘ un bakir ve sakin ve sessiz koyuna atıverdik. O kadar kalabalıktan Şeytan Sofrası ‘na çıkamadık, gün batımı fotoğrafı çekemedim desem.

dsc_2649
Bir sonraki gelişte  çekebilmek ümidiyle.

Ahh bi de son gün Badavut’ û çöp içinde bırakanlar  olmasaydı…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s