Bu gün artık yarın olmadan yazmalıyım… Çoktan yarın artık bugün oldu.

dsc_2508
Aslında gün, bu AYVALIK zeytinyağı saflığında ve tadında başlamıştı.

Oldukça geç bir saatte Emine çok merak ettiği Badavut’ a doğru kırmıştı direksiyonu. Önce yoğun bir site istilasındAn toprak bir yola geçtik ki toprak ne kelime. Millet kuma saplanmış, ilk defamı geliyorsunuz, niha ha haa nidaları arasında kurtulmaya çalışanların yanından geçip yürüyordu. Baya ilerde kayalıkların orada arabalar görünüyordu. Önce kuma saplanmadan geri geri çıkıp yine toprak bi yola girdik, bizi neyin beklediğini bilmiyorduk. Yanımızda su bile yoktu. Ve gittiğimiz yer tamamen bakir bir koydu.

dsc_2512
Deniz suyunda soğuyan bir kavun olmak gibi bir hayalim vardı.

Milletin bu Kadar hazırlıklı geldiği yere iki poğaça, bir parket çiğdem gelmiştik, Ama olsun, deniz güzeldi. Bi güzel yüzdük. Azcık ganimet topladık…

Bolca hayal kurduk. Cadı tırnağı bulup, gölgelerin gücü Adına fotoğraf çektik.

dsc_2519

Sonra Cadı tırnağı denize doğru gitmeli ve yüzmelisin dedi. Ben ayağımı denize attım ve masal böyle başladı.


Sonrası herkese göre değişen bir karmaşaya dönüştü. Ben üç cepheyi biliyorum. Tüm sahil ve Jandarma ve hele sahil güvenlik kısmını bilemiyorum.
Şimdi ben tek başıma denizdeyim, hiç kimse yok ve yüzmeye başladım. Derinlik sarhoşluğu gibi bişeydi. Turuncu dubayı gözüme kestirip yüzüyor yüzüyor ve yüzüyorum. Arkama bakmıyorum korkarımda geri dönerim diye. ( keşke baksaymışmıydım ki) Fakat ben turuncu dubaya yaklaştıkça, turuncu duba benden uzaklaşıyor. Ama bende bi özgüven. İyiyim, nefesim iyi, yorulunca sırtüstü falan yüzüyorum. Yok bi türlü dubaya yaklaşamıyorum. Ben de böyle karada bi panik. Emine seslenip bana doğru yüzmeye çalışıyor, nefesi kesilince sahili ayağa kaldırıyor. Ben sırtüstü yüzerken kafamı göremeyip ayrı bir panik yaşanıyor. Oysa ben el değdiremediğim dubanın hüznünde geri dönmeye çalışıyorum. O ne Jandarmanın kırmızı ışığı. Emine Jandarmaya sahil güvenliği arayın diyor. Gencecik bir ingilizce öğretmeni Bahar paletlerim var deyip bana doğru yüzmeye başlıyor. Bu Arada sahilde herkes bi.şeyler konuşuyor. Oysa ben Bahar ‘ a iyiyim sorun yok diyorum. Bahar her şey yolunda işareti yapıyor,bir kısım sahil insanı yardım istiyorlar deyip motorla açıkta olanları bize yönlendiriyor. Biz Bahar ‘ la sohbet ede ede sahile yüzüyoruz. Yalnız olsam bayaa sürerdi, birlikte oldukça rahat sahile ulaşıyoruz. Herkes geçmiş olsun falan diyor. Ben iyiyim problem yok,niyeki modundayım. Yani herkes kendi algısında. Herkes kendince haklı, ben 1500 milin üstünde yüzmeyi başardığım için çok mutlu, ortalığı azıcık karıştırdığım içinse fazlaca mahcubum. Jandarmanın da dediği gibi siz iyiyseniz sorun yok…

 

dsc_2510

Biz Badavut ‘ a bi daha gider miyiz bilemem, ancak siz gidecekseniz gün batımına doğru, mangalları falan alıp gidin… Hem güneşin batışını hem de bütün Samanyolunu izleyebilirsiniz. Kavunu denizde soğutmayı unutmayın…

Reklamlar

One Comment Kendi yorumunu ekle

  1. Birsel Agca dedi ki:

    Canim benim hayirdir bekliyorum yeni yazilari….Nerelerdesin…Büyük Keyfle yaziklari okuyor yazdiklarini beynimde canlandiriyor yasiyorum adeta…Birlikte yolculuk yapmisligimizda Yasanmisligimizda olunca daha keyfli dogrusu…Denizde yüzüsünüde kuzeninin telasinida hata dönüste sikinti yok hersey kontrol altinda edanida görür gibiyim…seni cok seviyorum….ve özlendin güzel dostum…

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s