Artık sonbahar, Eylül’ de gel…

Yazımla çok alakalı bir başlık olmadı. Olsun başlık dikkat çekmeli derdi hocalarımız. Tabii içerikle bağlantısı da olmalı. Olmaz mı var zaten. Sonbaharbaşındayız, kışa doğru yolalıyoruz. Biraz hüzün, bolca renk şöleni sonbahar benim için. Dedim ve sonbahar için yazdığım bir altı dakka yazısını bulmak için defterlerin arasına dolayısı ile binlerce anıya, yaşanmışlığa boğuldum. Defterler defterler dolusu yazı, evlatlara yazılmış pek çoğu verilmemiş mektuplar. Kendime yazdıklarımda var. Yazıyıyı yazdıktan sonra bu günkü konuya köyolmak konusunada döneceğim. Bu gün aysonu bilançosu gibi oldu. Yeni aya temiz başlamak belki de…

11218907_10153386336823155_335246710543423983_n

Şubat 2015.               Sonbahar

Hüznün mevsimi densede, bence renklerin şöleni demektir. Doğanın kendini yenilemesi, yeniden doğuş için fazlalıklarından kurtulması, arınması demektir. Renklerin büyüsü ile veda demektir. Rengarenk vedalardır Sonbahar… Yapraklar görevini yapmış, meyveler olgunlaşmış, kışa bizi hazırlayacak kıvama gelmiş demektir. Üzümler kış için gücümüzü arttırırken, şarap olup kış karanlığını keyfe dönüştürmek demektir. Yeşilin, sarıdan kırmızıya geçerken yarattığı senfoni demektir. Altın rengine dönüşen kavaklar demektir. Havanın sıcaktan soğuğa geçişteki letafeti demektir. Yağmurlarla yıkanmak temizlenmek demektir. Toprağın bahara kadar dökülen yapraklarla karışıp hemhal olup, beslenmesi demektir. Sonbahar aslında ustalık demektir, güçlenmek demektir kışa dayanmak için. İncir demektir. Daha güçlü kılmak için insanı, daha bereketli kılmak için kuvvet sunmak demektir. Sonbahar renk, tad, doku, koku demektir. Sonbahar lezzet demektir. Ayyyyy mantar demek, turşu demektir. Eylül’ de gel…

 

11822494_10153163478173155_2455320634605145870_n

İşte böyle güzel tarafları var Sonbahar’ ında. Herşey dengede aslında, görmek istemek yeterli. Tek bir tarafa saplanıp kalmadan…

Gelelim köy olmak meselesine. Tiyatro Medresesi dönüşünde biraz bahsetmiştim ya dönüş kolay olmuyor, hayata uyum sağlayamıyorsun diye. Bu gün bir yazıyla karşılaştığımda anladım sebebini. Daha doğrusu hatırladım Boğaziçi Üniversitesi YaşaDevam okulunda sevgili  ÖzgürBolat söylemişti ; bir çocuğu yetiştirmek için bir köy olmak gerektiğini. Köyle kasıt sadece mekansal değil, topluluk olmak, kabile olmak gerek bir çocuğu büyütmek için. Çekirdek aile kadar sakat, yaralayıcı ve kötü bir şey daha var mıdır hayatta bilmiyorum. Sadece çocuk değil ana baba içinde o kadar yanlış kurgulanmış bir sistem olamaz. Siz yazıyı bi okuyun hele. Geri bildirim yaparsanız çok sevinirim. Bu günlük HOŞkalın. Ben şimdi kızımla dolma saracağım. Belki küçük bir aile çemberine dönüşürüz dolma saraken…

Köy olmak yazısına tıklayarak okuyabilirsiniz…

 

IMG-20151108-WA0017

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s